başkent üniversitesi adana uygulama ve araştırma merkezi

Yüreğir Hastanesi :Tlf: 0 322 327 2727 Fax: 0 322 327 1279
Seyhan Hastanesi :Tlf: 0 322 458 6868 Fax: 0 322 459 7251
Kışla Yerleşkesi :Tlf: 0 322 344 4444 Fax: 0 322 344 4445

Şikayet için:
Yüreğir : 0 322 327 27 27 Dahili 1056
Seyhan : 0 322 458 68 68 Dahili 1049

Doktor listesi:

Acil Tıp Uz.Dr.Betül GÜLALP
Uz.Dr.Özlem KARAGÖZ

Aile Hekimliği (Kardiyoloji) Uz.Dr.İbrahim BAŞHAN
Aile Hekimliği (Gastroenteroloji) Uz.Dr.Mustafa Okan İÇER
Uz.Dr.Kutlu ABACI
Aile Hekimliği (Endokrinoloji) Doç.Dr.Akatlı Kürşat ÖZŞAHİN
Uz.Dr.Aydan ÜNSAL
Aile Hekimliği (Hematoloji) Uz.Dr.Süheyl ASMA
Aile Hekimliği (Kadın Hastalıkları ve Doğum) Uz.Dr.Ahmet Gürhan POÇAN
Aile Hekimliği Uz.Dr.Ahmet Ferit ERDOĞAN
Uz.Dr.Çiğdem GEREKLİOĞLU
Uz.Dr.İnci TURAN
Anotomi Uz.Dr.Esin ÖZŞAHİN

Reanimasyon Sorumlusu Prof.Dr.Anış ARIBOĞAN
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Doç.Dr.Şule AKIN
Doç.Dr.Mesut ŞENER
Uz.Dr.Perran POYRAZ
Uz.Dr.Nesrin BOZDOĞAN
Yard.Doç.Dr.Esra ÇALIŞKAN
Uz.Dr.Aysu İNAN KOÇUM
Uz.Dr.Hacer Mediha ÜLGER
Uz.Dr.H.Evren EKER
Uz.Dr.Oya YALÇIN ÇOK
Uz.Dr.Pınar ERGENOĞLU
Uz.Dr.Hatice İZMİRLİ

Beyin Cerrahi Doç.Dr.Orhan ŞEN
Uz.Dr.Kadir TUFAN
Uz.Dr.Feyzi Birol SARICA
Yard.Doç.Dr.Melih ÇEKİNMEZ

Biyokimya Bio.Uzm.Rüksan ANARAT
Doç.Dr.Nurzen SEZGİN
Uz.Dr.Birsel ÜNAL

Cildiye Doç.Dr.Mete BABA
Uz.Dr.Aydolu ERYILMAZ
Uz.Dr.Elvan ENDOĞRU
Uz.Dr.Murat DURDU

Çocuk Cerrahisi Doç.Dr.N.Pelin OĞUZKURT
Uz.Dr.Semire Serin EZER
Uz.Dr.Emine İNCE
Uz.Dr.Abdulkerim TEMİZ

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları(Ped.Endokrin) Prof.Dr.Bilgin YÜKSEL
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları(Ped.Alerji) Yard.Doç.Dr.Suna ASİLSOY
Uz.Dr.E.Belgin USTA GÜÇ
Uz.Dr.Cemile DURMAZ
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları(Ped.Onkoloji) Uz.Dr.Ayşe ERBAY
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları(Ped.Kardiyoloji) Doç.Dr.Selman Vefa YILDIRIM
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları(Neonatoloji) Doç.Dr.Hande GÜLCAN
Uz.Dr.Birgin TÖRER
Uz.Dr.Deniz HANTA
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları(Ped.Nefroloji) Doç.Dr.Nurcan CENGİZ
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uz.Dr.Tuba CEMİL KARSANTIÖZÜ
Uz.Dr.Murat ÖZKALE
Uz.Dr.Yasemin ÖZKALE
Uz.Dr.Gönül PARMAKSIZ

Uz.Diş Hekimleri Yard.Doç.Dr.Hilal USLU TOYGAR (Periodontoloji)
Uz.Dt.Sibel BAŞÇIL (Periodontoloji)
Doç.Dr.Z.Beyza KIRCELLİ (Ortodonti)
Doç.Dr.Zafer Özgür PEKTAŞ (Ağız Diş Çene Hst. ve Cer.)
Uz.Dt.Efsun ER
(Ağız Diş Çene Hst. ve Cer.)
Uz.Dt.Sevinç KARAN (Ortodonti)
Uz.Dt.Özgür GENÇ
Uz.Dt.Işıl ÖZCAN (Protetik Diş Tedavisi)
Yard.Doç.Dr.T.Burak ÖZÇELİK (Protetik Diş Tedavisi)
Uz.Dt.Cem KIRCELLİ (Protetik Diş Tedavisi)
Diş Hekimleri Dt.Gülçin ÖZYÜREK
Dt.Ali Ender AKBIYIK
Dt.Feray TURHAN
Dt.Ersin SERİNSÖZ
Dt.Ayça Gül DEĞİŞMİŞ
Dt.Emre CEYHAN
Dt.Ali Alp KAYA
Dt.Püren YÖRDEM
Dt.Ali Koray GÖZÜBÜYÜK
Dt.Asude Deniz KUYBEK

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Doç.Dr.Selda BAĞIŞ
Yard.Doç.Dr.Berrin LEBLEBİCİ
Uz.Dr.Mehmet ADAM

Genel Cerrahi Yard.Doç.Dr.Turgut NOYAN
Doç.Dr.Sedat YILDIRIM
Doç.Dr.M.Akın TARIM
Yard.Doç.Dr.Kenan ÇALIŞKAN
Uz.Dr.Ali EZER
Uz.Dr.Tamer ÇOLAKOĞLU
Uz.Dr.Sedat BELLİ
Uz.Dr.Alper PARLAKGÜMÜŞ

Göğüs Hastalıkları Yard.Doç.Dr.Nazan ŞEN
Yard.Doç.Dr.Mehmet Ali HABEŞOĞLU
Uz.Dr.Meltem KARATAŞLI
Uz.Dr.Hilal ERMİŞ

Göz Hastalıkları ve Sağlığı Doç.Dr.Aysel PELİT
Doç.Dr.Rana YAYCIOĞLU
Uz.Dr.Lokman AKTAŞ
Uz.Dr.Handan CANAN
Uz.Dr.Sılay CANTÜRK
Uz.Dr.Selçuk SIZMAZ
Uz.Dr.Müge KARATAŞ

İç Hastalıkları (Hematoloji) Prof.Dr.Hakan ÖZDOĞU
Doç.Dr.Can BOĞA
Uz.Dr.Mahmut YERAL
Uz.Dr.Mutlu KASAR
Fizyoloji (Hematoloji) Yard.Doç.Dr.İlknur KOZANOĞLU
İç Hastalıkları (Endokrinoloji) Doç.Dr.Melek Eda ERTÖRER
Uz.Dr.Filiz HAYDARDEDEOĞLU
Uz.Dr.Gülhan CAVLAK
Uz.Dr.Gülay ŞİMŞEK BAĞIR
Uz.Dr.Hülya SERİNSÖZ
İç Hastalıkları (Nefroloji) Doç.Dr.Dilek TORUN
Doç.Dr.Ayşegül ZÜMRÜTDAL
Doç.Dr.Hasan MİCOZKADIOĞLU
Uz.Dr.Nihan TÖRER
Uz.Dr.İsmail YILDIZ
Uz.Dr.Rüya ÖZELSANCAK
İç Hastalıkları (Gastroenteroloji) Doç.Dr.Ender SERİN
Doç.Dr.Birol ÖZER
Uz.Dr.Barış SOYDAŞ
Uz.Dr.Aydın BATTAL
Uz.Dr.Filiz ARAZ
İç Hastalıkları (Tıbbi Onkoloji) Prof.Dr.Özgür ÖZYILKAN
Doç.Dr.Hüseyin ABALI
Yard.Doç.Dr.Umut DİŞEL
Uz.Dr.Hüseyin MERTSOYLU
Uz.Dr.Fatih KÖSE
Uz.Dr.Ahmet SEZER
Uz.Dr.Cemile KARADENİZ
Uz.Dr.Ahmet Taner SÜMBÜL
İç Hastalıkları (Ramotoloji) Uz.Dr.Müge TUFAN
Uz.Dr.Emine Duygu BOZKIRLI
İç Hastalıkları Uz.Dr.Mustafa Vahit AKAY

K.B.B. Prof.Dr.Fikret KIROĞLU
Yard.Doç.Dr.Cüneyt YILMAZER
Doç.Dr.Haluk YAVUZ
Doç.Dr.Alper Nabi ERKAN
Yard.Doç.Dr.Can Alper ÇAĞICI
Yard.Doç.Dr.Fatma ÇAYLAKLI
Doç.Dr.İsmail YILMAZ
Uz.Dr.Cem ÖZER
Uz.Dr.Fulya ÖZER
Uz.Dr.S.Deniz MİCOZKADIOĞLU

Kadın Hastalıkları ve Doğum Doç.Dr.Tayfun BAĞIŞ
Doç.Dr.Esra BULGAN KILIÇDAĞ
Doç.Dr.Ebru TARIM
Doç.Dr.Serkan ERKANLI
Uzm.Dr.Tayfun ÇOK
Uz.Dr.Ayşe PARLAKGÜMÜŞ
Uz.Dr.Servet Özden HACIVELİOĞLU
Uz.Dr.Bülent HAYDARDEDEOĞLU
Uz.Dr.Erhan ŞİMŞEK

Kalp Damar Cerrahisi Doç.Dr.Öner GÜLCAN
Doç.Dr.Murat GÜVENER
Uz.Dr.Hakan ATALAY
Uz.Dr.Orhan Saim DEMİRTÜRK
Uz.Dr.Hüseyin Ali TÜNEL

Göğüs Cerrahisi Uz.Dr.Alper FINDIKÇIOĞLU

Kardiyoloji Doç.Dr.Alpay Turan SEZGİN
Doç.Dr.Şenol DEMİRCAN
Doç.Dr.İbrahim Hakan GÜLLÜ
Doç.Dr.Fatma YİĞİT
Uz.Dr.Abdullah TEKİN
Doç.Dr.Hatice Göknur TEKİN
Uz.Dr.Yücel ÇÖLKESEN
Uz.Dr.Tansel EROL
Doç.Dr.Mahmut Tuna KATIRCIBAŞI
Uz.Dr.Süleyman BİNİCİ
Uz.Dr.Hakan ALTAY
Uz.Dr.Halil Tolga KOÇUM
Uz.Dr.Muhammet BİLGİ
Uz.Dr.Necip ERMİŞ

Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uz.Dr.Hikmet ALIŞKAN
Uz.Dr.Şule Arslan ÇOLAKOĞLU
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Doç.Dr.Tuba TURUNÇ
Yard.Doç.Dr.Yusuf Ziya DEMİROĞLU

Nöroloji Doç.Dr.Mehmet KARATAŞ
Doç.Dr.Meliha TAN
Doç.Dr.Başak KARAKURUM GÖKSEL
Yard.Doç.Dr.Semih GİRAY
Uz.Dr.Sibel KARACA
Doç.Dr.V.Deniz YERDELEN

Nükleer Tıp Doç.Dr.Ali Fuat YAPAR
Doç.Dr.Mehmet AYDIN
Doç.Dr.Mehmet REYHAN
Uz.Dr.Gül Nihal NURSAL

Ortopedi Doç.Dr.Sercan AKPINAR
Doç.Dr.Murat Ali HERSEKLİ
Doç.Dr.Metin ÖZALAY
Doç.Dr.Gürkan ÖZKOÇ
Yard.Doç.Dr.Mustafa UYSAL
Uz.Dr.Necip CESUR
Uz.Dr.Bekir Murat ÇINAR
Uz.Dr.Alihan DERİNCEK

Patoloji Prof.Dr.İlhan TUNCER
Doç.Dr.Fazilet KAYASELÇUK
Doç.Dr.Filiz AKA BOLAT
Doç.Dr.Nebil BAL
Uz.Dr.Emine Tuba CANPOLAT
Uz.Dr.Nazım Emrah KOÇER

Plastik Cerrahi Yard.Doç.Dr.Tamer SEYHAN

Psikiyatri Dr.Ava Şirin TAV

Radyasyon Onkolojisi Doç.Dr.Ali Aydın YAVUZ
Doç.Dr.Melek Nur YAVUZ
Yard.Doç.Dr.Hüseyin Cem ÖNAL
Yard.Doç.Dr.Erkan TOPKAN
Arşt.Gör.Öznur YÜKSEL
Arşt.Gör.Dr.Ayşe KÖTEK
Arşt.Gör.Dr.Saliha Ezgi OYMAK
Arşt.Gör.Dr.Şayeste Akkan EREN

Radyodiagnostik Doç.Dr.Levent OĞUZKURT
Doç.Dr.Tülin YILDIRIM
Doç.Dr.Ayşin PURBAGER
Doç.Dr.Zafer KOÇ
Doç.Dr.Fahri TERCAN
Uz.Dr.Naime TOKMAK
Yard.Doç.Dr.Şerife Nur ULUSAN
Uz.Dr.Özlem ALKAN
Uz.Dr.Uğur ÖZKAN
Uz.Dr.Şenay DEMİR
Uz.Dr.Belgin KARAN
Uz.Dr.Gürcan ERBAY
Uz.Dr.Kamil GÜREL

Ruh ve Sinir Hastalıkları Uz.Dr.Ümit ASLANER
Uz.Dr.Yarkın ÖZENLİ

Üroloji Doç.Dr.Sezgin GÜVEL
Doç.Dr.Ferhat KILINÇ
Doç.Dr.Özgür YAYCIOĞLU
Doç.Dr.Tulga EĞİLMEZ
Uz.Dr.Tahsin TURUNÇ
Uz.Dr.Barış KUZGUNBAY
Uz.Dr.M.Reşit GÖREN

Tarihçe:
Başkent Üniversitesi, çalışmalarını üniversiter bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan Türkiye Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı ile Haberal Eğitim Vakfının girişimleri sonucunda, 13 Ocak 1993 tarihli Resmi gazetede yayımlanan 3961 sayılı kanun ile, ülkemizin sağlık alanında ilk, eğitim alanında ise üçüncü vakıf üniversitesi olarak kurulmuştur.

Üniversitemiz bugün dokuz fakülte, beş yüksekokul ve yedi enstitüsü ile 4586’sı lisans ve ön lisans, 456’sı yüksek lisans ve doktora programlarına kayıtlı, 866’sı burslu, toplam 5042 öğrenciye eğitim vermektedir.

Çağdaş yönetim anlayışı olarak kabul edilen toplam kalite felsefesi çerçevesinde çalışmalarını sürdürmekte olan Başkent Üniversitesi, pek çoğu kendi bünyesinde yetişmiş seçkin öğretim kadrosu ve kalifiye çalışanları ile ülkemizin sağlık ve eğitim alanındaki hizmetlerine katkı sağlamaktadır.

Başkent Üniversitesi’nin amacı,

Bilgi çağının gerektirdiği evrensel "bilgiye ulaşım" ve "bilgiyi kullanma" yeteneklerine sahip;
sağlık, insan bilimleri, sanat, çevre, endüstri, ticaret ve teknoloji alanlarında bilgili ve deneyimli;
Araştırmacı, dinamik, ülke sorunlarına duyarlı;
Mesleklerinde ve iş dünyasında başarılı;
Rekabete açık;
Uluslararası çevrelerle yakından ilişkili;
Sanatsal, kültürel ve tarihsel değerlerimize sahip çıkan;
Çevre korumasına duyarlı insanlar yetiştirerek

eğitime katkı sağlamakla birlikte;

Türkiye'nin oniki ayrı yöresinde hizmet veren hastaneleri, diyaliz ve rehabilitasyon merkezleriyle (Ankara/Merkez, Bağlıca, Ayaş, Yapracık, İstanbul, İzmir, Yalova, Adana/Yüreğir-Seyhan-Kışla Sağlık Yerleşkesi, İskenderun, Şanlıurfa, Alanya, Konya, Tokat/Zile), tıbbın tüm alanlarına yayılmış biçimde ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan sağlık sorununun çözümüne katkı sağlamaktır.

ADANA UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİMİZ, Başkent Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı, kamu tüzel kişiliğe sahip bir vakıf üniversitesi hastanesi olarak, 26 Haziran 1998 tarihinde Adana- Yüreğir’de hizmete açılmıştır.

19 Ekim 2002 tarihinde Özel Seyhan Hastanesi’nin hisselerinin devir alınmasıyla Özel Seyhan Hastanesini bünyesine katmıştır. 17 Kasım 2006 tarihinde de Kışla Yerleşkesi’ni hizmete açarak hizmet ağını genişletmiştir. Kışla Yerleşkesi Türkiye’nin en büyük ve en modern Diyaliz merkezini, Onkoloji merkezi (Radyoterapi ve Tıbbi onkoloji ), Ağız ve Diş Sağlığı, Fizik Tedavi, PET/BT ve Nefroloji bölümlerini bünyesinde bulundurmaktadır.

7 Aralık 1998 tarihinden bu yana TSE-EN ISO 9001 kalite belgesi ile faaliyetlerini uluslararası kalite standartları çerçevesinde, ‘Toplam Kalite Yönetimi’ felsefesini benimseyerek yürütmektedir.

Yaklaşık 50.250m2 kapalı alana sahip Hastanemiz, toplam 535 yatak kapasiteli olup,
• her türlü cerrahi müdahaleye olanak sağlayacak nitelikte toplam 16 Ameliyathane,
• 8 yataklı Yanık Ünitesi dahil toplam 89 yataklı 10 Yoğun Bakım Ünitesi,
• 20 yataklı Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi
• toplam 85 yataklı Diyaliz Ünitesi ve
her türlü tetkikin yapılabildiği modern cihazlarla donatılmış laboratuvarları, görüntüleme merkezleri, tam donanımlı Acil Servisleri ve Ambulanslarıyla ana bilim dallarının tümünde gerek poliklinik gerekse yataklı sağlık hizmeti vermektedir.

Hastanemizde sunulan sağlık hizmetlerinin en etkin şekilde yürütülebilmesi için kesintisiz hizmet anlayışı çerçevesinde gerekli her türlü teknik altyapı ve destek hizmetleri mevcut bulunmaktadır.

Hastanemizde konularında deneyimli 217 uzman doktor, 49 pratisyen doktor, 19 diş hekimi, 414 hemşire, 326 sağlık personeli ve 858 İdari görevli olmak üzere toplam 1883 kişi çalışmakta olup, amacımız sağlık sorunları ve gereksinimleri nedeniyle hastanemize başvuran hastalara güleryüzlü ve sıcak bir kabul, temiz bir ortam, süratli ve sürekli iyileştirilen bir hizmet ağı ile en kaliteli tanı ve tedavi hizmetini sunmaktır.

Yaklaşık 2hafta önce ağız ve

Yaklaşık 2hafta önce ağız ve diş sağlığı merkezinize uğradım.Ben bir diş hekimiyim,Ağız ve Çene Cerrahisi Uzmanı Zafer Özgür Pektaş ile tanışmak için hastasının bitmesini bekledim.Başhekim sekreteri Özgür Beyi arayarak beklediğimi söyledi ancak Özgür Bey görüşmedi.Şimdiye kadar hiç böyle birşeyle karşılaşmadım,bunu çok büyük bir terbiyesizlik olarak algılıyorum.Ben bir ziyaretçiyim ki aynı zamanda meslektaşıyım.En azından,nezaket gereği,merhaba zamanım yok malesef demesini beklerdim,ne sebeple görüşmemiş olduğunu bilmesem de. Kendisinin işi ve nasıl birisi olduğu hakkında hiçbir bilgim yok ama bu davranışı kesinlikle kişiliği hakkında bilgi verdi.Hekim olmak sadece iyi iş yapmak değil aynı zamanda saygılı davranmayı da gerektirir.

Güzel

Başkent'te 3 burun ameliyatı oldum.
Dişleri de yaptırdım.
Adana'da Başkent'i tek geçerim.
Doktorlar çok iyi.
Hemşireler çok güzeller........:-)

personelleriniz

Bugün hasta ziyareti için akşam 18:30 da hastanenize geldim.ailemle birlikte.fakat danışmadaki personeliniz sarı saçlı bayan bizi azarlamaktan başka bişey yapmadı.annem ziyaretçi kartı alabilirmiyim dedi.kendisi veremem dedi.yukarıda hasta varmış.refakatçı kalan kişiyi aradık.kimsenin olmadığını söyledi ve aşağıya indi.yani anlamıyorum,adamına göremi muamele yapıyorsunuz orada.odaya çıkınca daha çok şaşırdım aynı odadaki başka hastanın tam yedi ziyaretçisi vardı.anlam veremiyorum.şahsen hasta yoklamaya geldim ilk defa. hastanenize hasta olarak gelmeyi hiç istemem.personeliniz insanlıktan çıkmış.otorite denen bişey yok.üzüldüm açıkçası.aşağıya indiğimde ise aynı bayan başkasıyla tartışıyordu.demekki iletişim sorunu var.çok yazık.....

çalışanlarıız hakkını vererek çalışması

örnek sadullah avağ,iki hakan,hüseyin,servetvs kişilerbunları bırakmayın elden yoksa düşersiiniz gözden

başkent uzerinde hiç bişi

başkent uzerinde hiç bişi diyemem başkent seyhan hastanenin üzerinde hastane yok bence tebrik ediyorum

kızımı hastanenize

kızımı hastanenize götürdüm
bize 1 ay sonraya ultrason için gün verdiler1aysonra ultrasan çekildi
daha sonra ultrason sonucuna bakmak için gün verdiler
sonucu öğrenmemiz için tekrar kayıt ve ücret talep ettiler sebep ultrason 1 ay sonra çekildiği için tekrar ücret ödemesseniz ultrason sonucu verilmez diyorlar hastaneden memnun kalmadım

randevu alamadım

bu gün hastanenizi aradım randevu talebinde bulunmak için ama en az 5 sekreterle görüşmeme ragmen bi türlü randevum alınmadı o ona baglıyor o ona benim tek istegim hastenenize gelip muayene olmak böylesine türkiye geneline hizmet veren bi hastanede bölesine bi acemilik kafamı karıştırdı hastenenizden randevu talep ediyorum ama bi kişiye baglanarak almak

sağlıkçılar

doktorların üstüne bu kadar gidilmesi muayenehane kapattırılması çok kötü.devlet asla doktorun yanında değil.insanları sağlıkçıların üstüne kışkırtıyor. muayenehanede uzunca zaman ayırıp bilgi alabilme hakkımıza el kondu resmen.hastanede poliklinikte o kadar hasta beklerken sağlıklı bilgi alamıyoruz. istemeyen gitmesin hastanede de doktorlar imkanlar dahilinde zaten ilgileniyor ama biz gitmek istersek ne yapalım bize haksızlık değil mi? yabancı ülkeler doktoru bu kadar küçük düşürüyor mu? bitirdiği okulun karşılığını devlet ona sağlıyormu? ben doktorun emeğinin karşılığını alamadığı gibi insanlara da onlara saldırma fırsatı sağlandığına inanıyorum ne yazık. zora düşünce yetiş doktor denir sonrada gaz döküp yakalım diye düşünülür korkunç bir durum. kanımca artık ülkemizde tıp doktoru yetişmez bu saygısızlık çerçevesinde ben çocuklarımın doktor olmasını istemiyorum. ne yazık ki insanlar atası gibi kendini emanet edecek türk hekimi bulamayacak

teşekür

Ağız ve Diş Sağlığı Hastanenizde çalışan Dr. Burak Özçelik, Dr. Efsun Er, Dr. Gülcin Aslanbey ve yanlarında çalışan hemşirelere hastalara gösterdikleri güleryüz ve yakın ilgiden dolayı teşekkür ederim.Bahri Şeker.

Bunların yanına kermı kalacak

Bu ülkede siyasetcisi,savcısı,hakimi,polisi,askeri,suçları varsa yargılanıyor cezasını çekiyor.Bu doktorların yanına kâr mı kalacak bu yaptıkları?

Böyle değerli bir hastanede böyle kişilerin çalışması çok üzücü

BU BİR CİNAYETTİR YAVRUMU GÖZ GÖRE GÖRE ÖLDÜRMÜŞ OLDUKLARINI BİLMEK BİR BABA
İÇİN NE DEMEK BİLİRMİSİNİZ? ŞEREFİM VE NAMUSUM ÜZERİNE YEMİN EDERİM Kİ SONUNA KADAR HUKUK MÜCADELEMİ SÜRDÜRECEĞİM NE PASINA OLURSA OLSUN

KONU: Dr.Behçet Uz Çocuk > Hastaliklari Hastanesi Onkoloji-Hematoloji Bölümünde görev yapan

> Yard.Doç.Dr. Ayse ERBAY, Doç.Dr. Raziye Canan VERGIN, Asistan Dr.Gonca GÜL,> Asistan Dr. Ayse ÇOBAN, Hem. Hamide ORHAN KALAYCI, hakkinda ilgisizlik,> tedbirsizlik ve kusur nedeniyle ölüme sebebiyet vermekten dolayi sikayet. 08 Ekim 2005

18.08.2005 tarihinde Dr.Behçet uz Çocuk Hastaliklari Hastanesi Dahiliye pol. Dr Hurşit APA:Ayni Şikayetlerle gittik kizinizin hiçbirseyi yok gelisme çaginda çocuklarda olur ne tahlil nede bir ilaç verilmedi.

22.08.2005 tarihinde Dr.Behçet Uz Çocuk Hastaliklari Hastanesi Onkoloji-Hematoloji Bölümüne yatirilan 16.10.1994 dogumlu 11 yasindaki kizim Buse ÇALCI, 13.09.2005 tarihinde, hastaneye yatisinin 3.haftasinda (21.gününde) hayata gözlerini yummustur. Hastaligi nasil benim, esim ve hayattaki diger kizimiz için zamansiz olduysa, ölümü de bizim için o denli ani olmustur. Kizim Buse`nin, Lösemi ALL.L.1 tanisi ile yattigi servisin sorumlu doktorlarinin ilgisizligi tedbirsizligi bilğisizliği vede DEÜ hastanesine sevk istedik diye o günden sonra kasıtlı olarak tüm tedavileri kesme nedeniyle, bu kadar genç bir yasta ve ailemin toparlanmasini son derece güç kilan erken bir zamanda öldügüne inaniyorum. Bu inancim "çok sevdigi yakinini beklemedigi bir anda kaybeden bir insanin, kusurlu bir kisiyi aramasi seklinde algilanan bir yansima" degil, "bizzat ailece yasadigimiz ve hastanede tanik oldugumuz olaylar"dan ileri gelmektedir. Kizim Buse ÇALCI`nin, ilgisizlik ve tedbirsizlik nedeniyle ölmesinde; ayrintilarini EK`te verdigim "özellikle kizimin hastaligi boyunca yasadigimiz/tanik oldugumuz doktor/hemsire hatalari ve tedbirsizlikleri, doktorlarin söylemleri ve buna bagli olarak gelisen olaylari anlatan bilgiler" ile bize teslim edilen "belgeler" isiginda; büyük oranda kusurlu olduklarini düsündügüm: Yard.Doç.Dr. Ayse ERBAY, Doç.Dr. Raziye Canan VERGIN As, Dr. Gonca GÜL, As Dr. Ayse ÇOBAN, Hemsire Hamide ORHAN KALAYCI `dan sikayetçiyim. Adi geçen doktorlar ve hemsire hakkinda gereginin yapilmasini bilgilerinize saygi ile arz ederim. Aydin ÇALCI Merhum BUSE ÇALCI`nin babasi

EK : 1)- Kizimin hastaliginda tanik oldugumuz doktor hatalari, tedbirsizlikleri, ilgisizlikleri

2)- Orhan POLAT`in adi geçen doktorlarin söylemleri hakkinda sahit oldugu izlenimler (1 sayfa)

3)- Epikriz Ölüm Raporu ve Tahlil Sonuç Formlari`nin fotokopisi Adres : 2389 Sok. No:18 Tel : ( 0232)457 6734 - EV GÜLTEPE-IZMIR (0532) 634 75 16- GSM E mail: aydincalci@hotmail.com

EK-1 : Kizimin hastaliginda tanik oldugumuz doktor hatalari, tedbirsizlikleri, ilgisizlikleri 02.09.2005 tarihine kadar yasadigimiz ve sahit oldugumuz olaylardan sonra, kizimin daha iyi bakiminin ve tedavisinin yapilabilecegini düsündügüm Dokuz Eylül Üniversitesi hastanesine sevk edilmesi için Yard.Doç.Dr. Ayse ERBAY ile konustuk. Ama bize "DEÜ`de çok paramizin gidecegini, malvarligimizin buna yeterli olmayacagini, BAG-KUR`a bagli oldugumuz için malimizi-mülkümüzü satsak dahi DEÜ Hastanesinin tedavi masrafini karsilayamayacagimizi, oraya gittigimizde parasal nedenden dolayi pisman olup bir daha geri dönmek istedigimizde prensip karari geregi bizi almayacaklarini, ortada kalacagimizi" söyledi. Sonra da "degil mi Canan" diyerek, karsisinda oturan Doç.Dr. R Canan VERGIN`e sordu. Canan hanim ses çikarmadi, bize de bakmadi ama basiyla "Evet" anlamina gelecek belli-belirsiz bir hareket yapti. Bu konusmaya merhum`un babasi Aydin ÇALCI ile beraber o an odada bulunan Orhan POLAT sahittir. Kendisinin şahit oldugu bu durum EK`te ayrica anlatilmistir. > Önce talebimizi kabul ettiler, "siz bilirsiniz" dediler. Sonra da` önceden kizim için kullandiklari` bir, ilaci onlara geri getirene kadar çikişimizin verilmeyecegini söylediler. Kizim Buse ÇALCI`nin hastaneye yattiginin ilk haftasinda (Cumartesi gecesi, 27.08.2005), böbreklerinde bir sorun tespit edilmis ve ürik asidinin çogalmasindan dolayi, o geceki nöbetçi doktor. Almanya`dan gelen pahali bir ilaci (Fasturtec, 1.5 mg/ml) kizima vermis. Bunu bize sonradan söylediler ve "Almanya`da tanidiginiz var mi" diye sordular. Kullanilan ilaci ödememiz için 2 kutu getirmemiz gerektigini söylediler. 1 kutusu kullandigimizin yerine, diger kutu da ayni sorun bir daha olursa kizim için kullanilsin diye imis. Bu aralarda, Uz.Dr.Elif hanim çok sansli çocugunuz dedi elimizde bu ilaç vardi ne zaman geliyor ilaç diye sordu. Almanya`dan gelecek ilaç hastaneye teslim edilmeden, kizimin çikisi bu iki doktor tarafindan verilmedi. Ilaci istettigimizi, yolda oldugunu söylememize, gelir-gelmez hastaneye teslim edecegimizi bildirmemize ragmen "çikis" verilmedi. Ilacin ücretini pesin ödeme talebimizi de reddettiler. Bir süre sonra doktorlarin bu yaklasimindan endiseye kapildik, daha dogrusu korktuk. Çocugumuzun ortada kalma tehlikesini göze alamadik ve DEÜ Hastanesine gitmekten vazgeçtik. Bu arada bizden istenen 2 kutu ilaç kisa sürede yurtdisindan geldi. 04.09.2005de saat 01:30; da- hastaneye getirdim. Nöb, (Dr. Hamdi Bey`e) teslim ettim. Yard.Doç.Dr. Ayse ERBAY`a gitmekten vazgeçtigimizi, çocugumuzun bu serviste tedavi edilmeye devam edilmesine karar verdigimizi 02.09.2005 günü saat 16:00 gibi söyledim.

Çocugum hastaneye yatirildigi hafta bazi tetkiklerden geçirildi. Diş Polikliniginde"Dt Ülkü KARLI kizimin dişinde çürük oldugu, çocugun durumu düzeldikten sonra diş çekimine getirilmesi" istendi. Uygunsa. 31.08.2005 tarihinde saat 09:00`a gün verdiler. Ilk haftanin sonunda trombosit kanI normal degerlere dönmüş 162.000/mm ve kizim iyi olmaya başlamişti. Ikinci haftanin sonuna dogru. As. Dr. Fatih SAP, kizimin diş çekimine gönderilecegini söyledi. Fakat gönderilmedi. Üçüncü haftanin basinda doktor degişimi oldu, As. Dr.Fatih SAP gitti ve bize. As.Dr. Gonca GÜL bakmaya basladi. Üçüncü hafta nöbetçi hemsireler her gün trombosit kan lazim olabilir hazirlikli olun dediler hazir bekledik istemediler. Her gün birkaç kere yapilan kan tahlilleri de artik yapilmaz oldu. Bizim israrli taleplerimize ragmen. Dr. Gonca GÜL bize uzun süre kan testlerinin yapilmasina gerek olmadigini söyledi. Üçüncü hafta baslarinda, Yar. Doç, Dr. Ayse ERBAY, 33. Günlük- tedavi, suresini ` tamamlayinca` taburcu, ola cagimizi, söyledi. Bu arada kizima, tarihi tam hatirlayamadigim bir zamanda. Kemoterapi yapilmaya baslandi. 09.09.2005 (Cuma) günü kizimin agzinin iki yerinde beyazlasma oldugunu fark ettim. Doktorlar bu durumu bilmelerine ragmen, Pazartesi (12.09.2005) gününe kadar bir sey yapmadilar. Pazartesi aksam, üzeri iki küçük sise ilaç getiren hemsireye "bunlarin ne için oldugunu" sordugumda "agzi için oldugunu" söyledi. O hafta sonu kizim hep "agzinin acidigini" söyleyip durdu ve bir sey yiyemedi, halsizlesmeye basladi. "Serum gerekli degil mi" diye sordugumda "gerek olmadigini" söylediler. Yine israrla kan tahlili yapilmasini istememe ragmen, Cumartesi günü ( 10.09.2005) bir kere yapildi. Pazartesi (12.09.2005) günü aksam 18:30 civari, o günkü nöbetçi doktor Dr. Ayse ÇOBAN. odaya gelip, donmus plazma" istedi. Kan merkezine plazma almak için basvurdugumuzda bize verilen belgeleri, doktorlarin yanlis yazdigini söylediler ve yenisini istediler. Kagitlarda düzeltme yapmalari için yeniden servise döndügümüzde büyük kizimizin hastaneye geldigini fark ettik. Görevi ona devrettik, düzeltmeleri doktora yaptirdi ve bu sefer o Kan Merkezine gitti. Ama yine bos döndü ve yine bu sefer baska bir yerde farkli bir yanlisin yapildigini, doktorun dogrusunu yapmasi gerektigi söylenmis. Düzeltme için, bu sefer kizimiz doktorun odasina gitti. Ama bu seferde doktor, sanki hatayi kizim yapmis gibi sert bir ifadeyle "neyse bugün lazim degil, yarin takacagiz" demis. Böyle garip! bir süreç nedeniyle kan takilmadi. O aksam kan tahlili de yapilmadi. Sali sabahi (13.09.2005) Dr. Gonca GÜL geldi ve sabah muayenesinde çocugumun sag yanaginin sistigini gördü. Agzindan içine, yani dis etlerine kan oturmustu. Dilinde de sol tarafinda yara olmustu. Bunun üzerine Dr. Gonca GÜL aksam plazmanin takildigini ve bazi seylerin yapildigini söyledi. Ben ise olmasi gerekenin aksine "plazmanin takilmadigini" söyledigimde ve gelismeden kendisini haberdar ettigimde "Dr. Ayseee!!!" diye bagirarak odadan firladi çikti. Hemen sonra, odaya bir hemsire geldi ve çocugun kani alinip nihayet teste gönderildi. O gün (Sali) saat 11:00 gibi, isinlanmadan çocugumuzun plazmasi takildi. Ama plazma yavas gidiyor ve ara ara tikanip hiç gitmiyordu. Hemsireye durumu söyledim. Bir seyler yapti ama kan yine gitmiyordu. Kendisi, çocugun halsiz ve bitik durumda oldugunu gördügü halde, laboratuara götürmemizi söyledi. Bize "damar yolunun degisecegini" söyledi. Çocugumu halsiz bir sekilde bir elimde kan torbasi ile yürüterek laboratuvara kadar götürdüm. Oysaki bize hastalarin kan alimi ve damar yolunun degismesi durumlarinda bu islemlerin hastanin odasinda yapilacagi bilgisi doktorlar tarafindan verilmisti. Bazi hemsireler bu talimata uymalarina ragmen, o gün nöbetçi olan hemsire Hamide hanim bu talimata uymadi. Dr.Gonca GÜL de bu duruma göz yumdu. Çocugumuzun halsiz ve bitkin bir durumda oldugunu bilmelerine ragmen, damar yolunun degistirilmesi için laboratuara çagirdilar. Çocuk, bin bir zahmetle ve inleyerek laboratuara bizimle yürüyerek gitti-geldi. Odaya döndügümüzde yeni damar yolu açildi, ama bir süre sonra yine plazma gitmemeye basladi. Hemsire Hamide hanim`i çagirmaya gittim. Hemsire odasinda ehli-keyif bir biçimde oturup, cep telefonu ile görüsüyordu. Durumu anlattim, gelecegini söyledi. 10 dk. geçti ama gelmedi. Tekrar yanina gittigimde hala cep telefonu ile görüsmesine devam ediyordu. Yine hatirlattim. Bir süre sonra gelip bakti ve "plazmayi havaya kaldirmami" söyledi. Plazmayi elimle havaya kaldirdim ve bitene kadar o vaziyette öylece tuttum. Zorda olsa plazma bitti. Bu arada çocugumun agzi giderek sisiyor ve dis etlerinin hepsi koyu kirmizimsi siyah renk aliyordu. Bu arada personelden bir kisi odaya geldi ve çocugun Dermatoloji ile Dis Poliklinigine götürülmesi gerektigini söyledi. Personelden biri Dermatoloji`den bir doktorun kizimin odasina gelmesini sagladi. Gerçektende bir süre sonra Dermatoloji bölümünden bir Doktor geldi. Dilindeki yaradan ve yanagindan kültür testleri için örnekler alip gitti. Kisa bir süre bekledikten sonra, çocugum yine halsiz vaziyette personel refakatinde binadan ayrilip, tüm bahçeyi geçerek Dis Poliklinigine gittik. Orada perisan halde siramizin gelmesini bekledik, hasta çiktiktan ve sira bize geldikten sonra içeri girdik. Kizimi diş Doktoru: Oya ERTUĞRUL muayene etti ve yine ayni vaziyette kizimi odasina getirdik. 13.09.2005 tarihinde 17:00-18:00 saatlari gibi çocugumun karninin sol tarafindan hafif sisme fark ettim. Durumu Doç.Dr. Canan Hanim`i çagirip gösterdim. Bana "bir sey olmadigini ve kortizon ilaçlarinin vücutta sislik yapmasinin normal oldugunu" söyledi. Bu ilaçlar 3 hafta süresince sislik yapmayip, yarim saat içinde mi yapar? Bu arada çocugumun iyice kötülesmeye basladi. Agzi ve yanagindan sonra dudaklari da sismeye basladi. Aksam` üzeri mesai bitimine dogru Dr. Canan! hanim gitmeden önce nöbetçi kalacak doktora hasta odalarini gezdirip bilgi veriyordu. Çocugumun agzinin iyice kötülestigini hatta- bogazindan hiriltilar geldigini ve rahat nefes alamadigini söyledim. Bunun üzerine Dr. Canan- hanim bana dönerek "antibiyotik verdik mi" diye bana sordu. "Hayir" dedim. Nöbetçi doktora antibiyotik yazmasini söyledi. Nöb.Dr. odasina gittiginde, çocugumun saglik karnesini götürüp antibiyotik yazacagini hatirlattim. Bana "servisi dolastiktan sonra yazabilecegini" söyledi. Odaya dönüp bekledim. Doktorun odasina geçtigini görünce tekrar gittim ama "henüz isinin bitmedigi" söyledi. Odadan çiktim. Aradan 15 dk. geçmis,ti ki kizim nefes alamamaya basladi. Doktora seslenip durumu bildirdim. Odaya oksijen tüpü getirip taktilar. Fakat oksijen tüpü 5 dk. Sonra- bitti! Böyle önemli bir serviste dolu oksijen tüpü yoktu! Kizimi sonunda nihayet yogun bakima indirdiler (saat 20:00-20:30 arasi). Burada bos yatak olmadigi söylendi. Kizim sandalye de uzun süre o halde bekletildi. Ve sonunda yogun bakima aldilar ve beni disari çikardilar. Bu arada büyük kizim trombosit kanini getirmis, yogun bakima gönderildigimizi ögrenince de kani oraya getirmisti. Doktora kani verirken Yogun Bakim odasinda bekleyen kardesinin son durumunu görmüs. Kardesi yine sandalye de oturuyormus. Beni (annesi) disari çikardiklari için, kizimin ne halde oldugunu göremiyordum. Büyük kizim, kizkardesinin nefes alamadigini görünce, "niçin bir sey yapilmadigini, müdahale edilmedigini" haykirmis. O günkü Nöb.Dr. durumugörüyoruz herhalde" diyerek büyük kizimi sertçe terslemis. Daha sonra çocugumu yogun bakimdan çikarip Acil Servis`e aldilar ve beni de yanina çagirdilar. Kani burada takildi. Böyle bir durumda Saniyeler önemli, fakat umursamaz tavirlarla gayet sakin ve yavas hareket ediliyordu. Acil Servis`e ilk alindigimizda Onkoloji Servisinde görevli Dr. Hamdi Bey`i gördüm. "Çocugumun iyi olmadigini ve lütfen bir seyler yapilmasini" istedim. Dr.Hamdi Bey, Doç.Dr. Canan VERGIN`i telefonla arayacagini söyledi (saat 20:45 civari). Dr. Hamdi Bey`i tekrar gördügümde "Canan hanim`i aradigini, "bu durumda yaraya müdahale edilemeyecegini, iç kanamasi oldugunu" söyledi. Bir süre sonra kizimin baglandigi makinenin çalismadigini fark ettim. Çünkü kan gitmiyordu. O an telas nedeniyle cihazin ne gibi bir sorunu oldugunu tam anlayamadim. Cihaz elektrige takili oldugu halde mi çalismiyordu, yoksa elektrik baglantisi oldugu halde mi çalismiyordu tam bilemiyorum (çünkü diger makineler kan gitmedigi durumda ses çikariyor. Kizimin bagli oldugu makine ise hem ses çikarmiyordu, hem de kan gitmiyordu!). Hemen çikip, karsi odadaki nöbetçi doktora durumu söyledim. Umursamadi "git hemsireye söyle" dedi. Yan odadaki hemsireye söyledim, "ben bakmiyorum, diger hemsireye söyle" dedi. Telasla saga-sola kosusturup ilgilenecek bir hemsire aradim. Bir hemsire buldum, odaya gelip bakti. Ve bana personelden "Üçlü Priz" istememi söyledi. Disarida bu sefer de görevli bir personel aradim ama bir tane bile yoktu. Tekrar ilk gördügüm hemsireye durumu anlattim ve "Üçlü Priz"bulamadigimi söyledim. Odaya geldi, bu sefer de diger hemsire gitmisti. "Oysa yan taraftaki yatagin arkasinda priz var. Neden buraya takmamis?" diye söylendi ve makineyi çalistirdi. Ben o an çocugumun kolunda sislik fark ettim. Bunu hemsireye söyledigimde yeni damar yolu açmaya çalistilar. Fakat odadaki isik yetersiz oldugu için "disari sedyenin üzerine tasimamiz gerekli" dediler. Perisan haldeki çocugumu, 3 kisi ayak ve kollarindan karga-tulumba (basi asagi düsmüs ve kendinden geçmis bir vaziyette tutarak) disariya, Acil Servis girisindeki bir sedyenin üzerine tasidik. Yeni damar yolunu burada açtilar, fakat hala getirip kani takmiyorlardi. Aradan 10 dk. kadar bir zaman geçince yine seslendim. "Kanin gerekli oldugunu, neden takmadiklarini" sordum. "Ne panik yapiyorsun? Bekle! Yatagi hazirlatiyoruz, bu tarafa yatiracagiz" dediler. Yatak hazirlandi ve bana "kizimi bu seferde disaridan içerdeki yataga tasimak için yakinimin olup-olmadigi sordular. Büyük kizim ve yengesi ile birlikte üçümüz kizimi yine ayni sekilde bu sefer disaridan, içeride hazirlanan yataga tasidik. Biz çocugu yataga koyduktan 1-2 dk. sonra birileri sedye getirdi. Çocugu sedyeye yatirmamizi, çünkü Yogun Bakim`a alacaklarini söylediler. Yogun Bakim`a kizim kaldirildiktan sonra, yine disari çikarildik. Bize acil kan gerekli oldugunu söylediler. Verici zaten hazirdi, ama çocugumdan kan örneginin alinmasi gerekli oldugu için Kan Merkezine gidip vericinin kan vermesini saglayamadik. Bizi bir süre daha beklettiler ve açik pembe renkli kan örnegini vermelerinden kisa bir süre sonra saat 22:30 civarlarinda kizimizi kaybettik

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <img> <b> <i> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Aşağıdaki resimde yer alan karakterleri kutucuğa doğru olarak yazınız
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sitemiz içinde arama yap

Özel Arama

Anket

KAMU HASTANELERİNİ KİM YÖNETMELİ:
e bordro ·  e okul  ·  Rapor  ·  Aöf  ·