ABD’de yapılan bilimsel araştırmalarda düzenli koşu yapmanın, yaşlanma sürecini yavaşlattığı ortaya konulmuş. Düzenli koşan insanlarda kanser riski azalıyor, günümüz şartlarındaki yoğun iş temposu, stres ve trafiğin neden olduğu erken yaşlanmayı engelliyor. Böylece sağlıklı bir birey haline geliyorsunuz. Koşma sadece kalp, damar rahatsızlıklarını önlemiyor. Özellikle 50 yaş ve üzerinde yapılan bu deneylerde göze çarpan sonuçlar, oldukça mantıklı geliyor. Nasıl oluyor da bu kadar faydalı oluyor peki? Sürekli koştuğunuzda, öncelikle vücudunzdaki fazla karbonhidrat ve yağı yakıyorsunuz. Bunu enerjiye çevirip dışarıya atıyorsunuz. Bunun dışında vücuttaki toksinleri, ter yoluyla dışarı atıyorsunuz. Kalp daha hızlı kan pompaladığı için hücreler çalışıyor. Çalışıp da karşılığının alınmadığı hiç bir sistem olmadığını göz önünde bulundurduğumuzda, koşunun işe yaradığını göreceğiz. Yürüyüş de faydalı bir sistemdir, fakat yürüyüş sadece nefes alışverişinizi ve metabolizma hızınızı düzenler. Formunuzu korumak gibi birşeydir. Tabiki kalori yakarsınız ve kaslarınızı çalıştırırsınız fakat koşu kadar etkili değildir. Özellikle kas konusunda. Bu yüzden hafif tempo da olsa koşmanızı öneririm. Not: Kısa bir açıklamada bulunayım. Yaşlılıkta koşmak, dizleri zorlamaz, vücuda zarar vermez. Bu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Metabolizmanızı zorlamayacak kadarıyla, sürekli spor yapmak, yararınıza olacaktır.. NEDEN KOŞMALIYIZ ? İnsan yaşamının ortalama yaş süresi uygarlığın gelişimine bağlı olarak uzamaktadır. Romalılar zamanında 20-30 yaşları dolaylarında olan ortalama yaşam süresi, 1910lu yıllarda Amerika Birleşik Devletlerinde erkekler için 46. 3, kadınlar için 48. 3 yıla uzamıştır. 1930lara gelindiğinde bu erkekler için 58. 1, kadınlar için de 61. 6 olduğu görülmektedir. Ülkemizde ise 1970li yılların ortalarında erkek de ortalama yaş süresi 61. 59 iken, Dünya Sağlık Örgütünün 1983-1986 yılları arasındaki verilerine göre Türkiye 20 ülke arasında ortalama yaşam süresinin en kısa olduğu ülke. Erkekler 65. 1, kadınlar ise 71. 5 yıl yaşabilmekte. Ülkemiz dışından örnekler verdiğimizde İsviçrede erkekler 73. 8, kadınlar ise 80. 06 yıl; İsveçte erkekler 73. 8, kadınlar 79. 9 yıl; Amerikada erkekler 71. 3, kadınlar 78. 5; Fransada erkekler 71. 8, kadınlar ise 80. 1 yıl yaşabilmekte. Bilindiği gibi uzun yaşam süresi insanoğlunun tarih boyunca ilgisini çeken, bir konu olmuştur. Tarih ve mitoloji ölümsüzlüğün yollarını arayan büyücüler, imparatorlar, krallar ve simyacılarla doludur. Görünen o dur ki insanoğlunun yaşam süresi gerek savaşların azalması, gerekse modern yaşamın getirdikleri ile daha kolaylaşmaktadır. Hareketli ve spor dolu bir yaşam tarzı insanoğlunun yaşam süresini uzatan bir faktör olarak görülmüştür. Günümüzde örneğin Kanadalı bir 30 yaşındaki kişinin fiziksel kondisyon durumu ile İsveçli 60 yaşındaki bir kişinin fiziksel kondisyon durumu eşdeğer gibidir. Kanadada yapılan bir araştırmada halkın yüzde 40nın haftada en az 15 saatin üzerinde televizyon izlediği , 10 kişiden sadece ikisinin düzenli spor yaptığı görülmüştür. İsveçliler için ise spor günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası gibidir. İsveçte bu yaşam mantığının oluşumuna büyük katkıda bulunan egzersiz fizyologu Prof. Per Olaf Astrand “Bir ülkenin sağlık durumu ancak bireylerinin yaşam kalitesi ile doğru olarak ölçülebilir ve değerlendirilebilir” demektedir. |
|||
Sitemiz içinde arama yap
Anket
Anasayfa | Aktif Konular | Hastaneler | İletişim


Cilt
Paylaşım İçin Teşekkür Ederim... Sporun Cilde Çok İyi Geldigiide Söyleniyor
Yeni yorum gönder