+90 312 310 30 10 - Morfoloji Yerleşkesi Santrali ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ YÖNETİMİ Prof. Dr. İLKER ÖKTEN Prof. Dr. TEOMAN MURAT ÖZSAN Doç. Dr. MURAT TÖRÜNER İBNİ SİNA ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ Prof. Dr. FAZIL ALPER TEKELİ Doç. Dr. A. BÜLENT ERKEK Doç. Dr. ÇETİN ATASOY CEBECİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA HASTANESİ Doç. Dr. HAYDAR GÖK Doç. Dr. SADIK ERYILMAZ KALP MERKEZİ CERRAHİ TIP BİLİMLERİ Prof. Dr. HÜSEYİN YUSUF YILDIZ DAHİLİ TIP BİLİMLERİ TEMEL TIP BİLİMLERİ Tarihçe İkinci Tıp Fakültesi'nin açılması görüşüne inanan ve bunu Türk Tıp Encümeni'nde (kongresinde) 1927'de savunan dönemin Başbakanı İSMET İNÖNÜ, o tarihte fakülteler ilgili Bakanlık işbirliğiyle eğitim yaptığından, konuyu Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı olan, batı kültürü ile yetişen ve salgın hastalıklarla mücadelede büyük başarı gösteren Dr.Refik Saydam'la görüşerek Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü karşısındaki şimdiki Morfoloji, İbni Sina ve Yüksek İhtisas Hastanelerinin bulunduğu yerde Tıp Fakültesinin kurulması için kanunun hazırlanmasını istedi. Böylece 9.6.1937 tarih ve 3228 sayı ile Ankara'da 2. Tıp Fakültesi'nin açılmasına ait kanun çıkartıldı. Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve Cumhurbaşkanı İSMET İNÖNÜ'nün yürekten isteklerine rağmen, 2. Dünya Savaşı nedeniyle proje hayata geçirilemedi. Dünya Savaşı sonlanınca, Cumhurbaşkanı İSMET İNÖNÜ, 29.12.1944'te Milli Savunma Sağlık Daire Başkanı Tümgeneral Abdülkadir Noyan'ı köşke davet ederek Ankara Tıp Fakültesi'nin kurulma ön hazırlıklarını Milli Eğitim Bakanlığı ile inceleyerek kendisine rapor sunulmasını istedi. Onbeş gün sonraki kabulde İNÖNÜ, Abdülkadir Noyan ile görüşerek, yeni kurulacak Tıp Fakültesi'nin Dekan adayı olduğu emrini verdi. Ankara Tıp Fakültesi'nin Kuruluş Yasası, 20.6.1945 tarih ve 4761 sayıyla çıkarıldı. 7.7.1945'te Tümgeneral Abdülkadir Noyan Ankara Tıp Fakültesi Dekanlığı'na atandı. 19 Ekim 1945 Cuma günü saat 11.00'de Cebeci Hastanesi'nde Gülhane Büyük Dersanesi'nde törenle Ankara Tıp Fakülte'miz eğitimine başladı. Ankara Tıp Fakültesi, oluşturduğu dinamik çekirdek ile hızla gelişti ve ülkenin en iyi organize olan Fakülteler arasında gerek verilen eğitim, gerekse sağlık hizmetleri yönünden önder duruma geldi. Tıp Fakültesi bunun yanında tıbbi araştırmalarla da bilime de çok önemli katkılarda bulundu. Sıhhiye Kampüsü'nde bulunan Morfoloji Binası, 1967 yılında tamamlanarak eğitim hizmetine açıldı. İbni Sina hastanesi ise 1286 yatakla Sıhhiye Kampüsü içinde 13 Mart 1985 tarihinde, 168 yatak kapasiteli Kalp Merkezi ise 1996'da faaliyete geçti.Toplam 1200 yatak kapasiteli olan Cebeci Hastanemizin en belirgin özelliği, geniş yeşil alanlar arasında yatay yerleşim göstermesidir. Cebeci Kampüsünde, Radyodiagnostik Anabilim Dalı, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Radyasyon Onkolojisi, Serpil Akdağ Kan Merkezi, Cerrahi Binasında ise Genel Cerrahi, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalları hizmet vermektedir. 1997 yılında restorasyon yapılıp yenilenen Gastroenteroloji Bilim Dalı ve Hepatoloji Bilim Dalı bugün yeni çehresi ile tüm çağdaş ve ileri muayene ve tedavi yöntemlerinin uygulandığı bir birimdir. 1963 yılında kurulan ve kendi alanında ilk merkez olan Nükleer Tıp Anabilim Dalı öncülük vasfını kaybetmeden modern teknolojiyi kullanarak büyük katkılarda bulunmaktadır. Cebeci Kampüsünde ayrıca Kadın Hastalıkları ve Doğum, Çocuk Hastalıkları, Ruh Hastalıkları Anabilim Dalları da hizmet vermektedir. Halen Ankara Tıp Fakültesi, hem araştırma hastaneleri, hem de poliklinik ve yataklı tedavi hizmetleri konusunda çeşitli birimlerden oluşmaktadır. Bunlar arasında ismini ünlü Türk bilim adamı İBN-İ SİNA (Avicenna) 'dan alan Tıp Fakültesine bağlı hastanemiz, 2000 yatakla hizmet vermektedir. Yılda ortalama 400,000 poliklinik hastası, 30,000 acil hasta kabul edilmekte, ve 15.000 ameliyat yapılmaktadır. Yapılan ameliyatlar, görüntülü ve sesli sistemler aracılığıyla öğrenciler tarafından canlı olarak izlenebilmektedir. Kütüphane hizmetleri, 50.000 kitap ve 140 süreli yayın imkanı sağlamaktadır. Çeşitli laboratuvar ve tetkik merkezleriyle, 1500 kişilik konferans salonuyla, görsel eğitim merkeziyle, hizmet verilmektedir. Araştırma ve eğitim laboratuvarları arasında, deneysel araştırma merkezi, mikrobiyoloji, parazitoloji, hematoloji, patoloji, solunum, kan biyokimyası, anjiyokardiyografi, nükleer tıp, radyobiyoloji laboratuvarları, AIDS, endoskopi, immün elektroforez, laboratuvarları sayılabilir. Kobalt 60 radyasyon merkezi, Behçet Hastalığı Merkezi, Akupunktur ve Migren tedavisi Merkezi, Psikiyatri Gurup Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi, ve daha birçok çeşitli Poliklinik hizmetleriyle Ankara Tıp Fakültesi, Orta Doğu'nun önder Enstitüleri arasına girmiştir. Tıp Eğitimi, üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, iki yıl (dört dönem) süren Temel Tıp Bilimleri'dir. Bu safhada Biyoistatistik, Fizik, Medikal Biyoloji ve Genetik, Organik Kimya ve Biyokimya, Davranış Bilimleri, Deontoloji, Bilgisayar, Anatomi, Histoloji, Embiryoloji, Fizyoloji, Biyofizik, Temel Mikrobiyoloji ve Parazitoloji alanlarında imkanlar sunulmaktadır. İkinci bölüm, üç yıl (altı dönem) sürmekte ve "Klinik Bilimler" adını almaktadır. Öğrenciler Tıp Fakültesinin tüm kliniklerinde bu safhada eğitim görmektedirler. Bu eğitim hem teorik, hem de pratik klinik yaklaşımları içermektedir. Üçüncü bölüm, 12 ay sürmekte ve tamamlandıktan sonra öğrencilere "Tıp Doktoru" ünvanı verilmektedir. Tıp Fakültesi, "Tıp Doktoru" olanlara ayrıca daha ileri akademik kariyer imkanı sağlamakta, tıbbın tüm branşlarında uzmanlık eğitimi vermektedir. Uzmanlık eğitiminin süresi branşlara göre değişmektedir. |
|||
Sitemiz içinde arama yap
Anket
Anasayfa | Aktif Konular | Hastaneler | İletişim

sağlık harcamaları
devlet herşeyi nasıl karşılasın.ben bir hastane çalışanıyım.hergün görüyorum ankara dışından sevkle gelen hastaları.insanlar ben muayene olmak istiyorum demiyor.sevkime giriş yap diyor.yolluk.harcırah bunların peşindeler.çok adice buluyorum.hele sevk kağıdına refakatli yazdırdı ise herşey çift tarife.yani insanlar ankara ya tedaviye gelmiyor.(gerçek hastalarımızı tenzih ederim)ankarada aliş veriş,düğün,akraba ziyareti daha aklınıza ne gelirse.bu sebeplerden dolayı devletin katrilyonları gidiyor.bir yerde dur demek lazım.neden mi çoğu işlde artık mecburi hizmetten dolayı her branştan op.dr lar ve uzman doktorlar var.ama insanımızın işine gelmiyor elinin altındaki dr.ozaman yolluk harcırah alamayacak.ikide bir sevk yaptıramayacak.tıbbı gereklilik olmadıkça gönderilmeyecek.bu yolluk ve harcırah dediğimiz az birşey değilgerçekten sağlık giderlerinde büyük bir dilimi kapsıyor.ee ozaman ankara da oturanada yolparası versinler sonuçta ankaralıda yolparası harcıyor.bu yolluk ve harcırahı gelir olarak görenler bile var.koskoca yetişkin insanlar refakatçisi ile sevkettiriyor.daha abartanlar da uçakla refakatli sevki uygundur yazdırdımmı allaaah dadından yinmiyor valla iyi de kardeşim senin yol paran bizden kesilen vergilerle ödeniyo valla ben haram zıkkım ediyorum.memur maaşımda peşin peşin vergim kesiliyo çoluğun çocuğun hakkı var.haksız yere aldığınız yolluk harcırah paraları dert olup yapışsın.
Yeni yorum gönder