ankara üniversitesi tıp fakültesi

+90 312 310 30 10 - Morfoloji Yerleşkesi Santrali
+90 312 595 60 00 - Cebeci Yerleşkesi Santrali
+90 312 310 33 33 - İbni Sina yerleşkesi Santrali

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ YÖNETİMİ

Prof. Dr. İLKER ÖKTEN
Dekan
Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı

Prof. Dr. TEOMAN MURAT ÖZSAN
Dekan Yardımcısı
Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Doç. Dr. MURAT TÖRÜNER
Dekan Yardımcısı
Gastroenteroloji Bilim Dalı

İBNİ SİNA ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ
Doç. Dr. İBRAHİM AŞIK
Başhekim
Anesteziyoloji Anabilim Dalı

Prof. Dr. FAZIL ALPER TEKELİ
Başhekim Yardımcısı
Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Doç. Dr. A. BÜLENT ERKEK
Başhekim Yardımcısı
Genel Cerrahi Anabilim Dalı

Doç. Dr. ÇETİN ATASOY
Başhekim Yardımcısı
Radyodiagnostik Anabilim Dalı

CEBECİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
Doç. Dr. SANCAR BAYAR
Başhekim
Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı

Doç. Dr. HAYDAR GÖK
Başhekim Yardımcısı
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı

Doç. Dr. SADIK ERYILMAZ
Başhekim Yardımcısı
Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı

KALP MERKEZİ
Prof. Dr. ATİLLA ARAL
Kalp Merkezi Yöneticisi
Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı
mail

CERRAHİ TIP BİLİMLERİ
Prof. Dr. MUHARREM GERÇEKER
Cerrahi Tıp Bilimleri Başkanı
Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı

Prof. Dr. HÜSEYİN YUSUF YILDIZ
Kurul Üyesi
Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı

DAHİLİ TIP BİLİMLERİ
Prof. Dr. ÇETİN EROL
Dahili Tıp Bilimleri Başkanı
Kardiyoloji Anabilim Dalı

TEMEL TIP BİLİMLERİ
Prof. Dr. İBRAHİM TEKDEMİR
Temel Tıp Birimleri Başkanı
Anatomi Anabilim Dalı

Tarihçe
Cumhuriyet Türkiye'sinde artan nüfus ve çağdaşlaşma yolunda büyük atılımlar yapan Ülkemizin insan sağlığı ile uğraşan hekimleri sayıca yetersizdi. 1933'te Almanya'dan Ülkemize gelen seçkin hocaların katkısı ile İstabul Tıp Fakültesi reorganize edildikten sonra yılda 150-250 hekim mezun oluyordu. Cumhuriyet kurulduğunda 1923'te 554 hekim varken bu sayı, 1935'te 1625'e ulaştı.İstanbul Tıp Fakültesi'ne girmek isteyen öğrencilerin sayısı artınca, yeni bir Tıp Fakültesi'nin kurulması kaçınılmaz olmuştu. Bu konuda 1937'de çıkarılan bir kanun bu meselenin çözümlenmesinde başlangıç oluşturdu. Ancak II. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi, bu konudaki girişimlerin savaşın sonuna kadar ertelenmesine neden oldu. ATATÜRK, 1937 Meclis Açış Nutku'nda Ankara ve Van'da iki Üniversite açılması gereğini belirtti. 1939'dan önceki dönemlerde fakülteler, hizmetin bağlı olduğu Bakanlık tarafından açılırdı. Nitekim Ankara'da 1925'te Adalet Bakanlığı'na bağlı Hukuk Fakültesi, 1933'te Ziraat Bakanlığı'na bağlı Ziraat Enstitüsü kurulmuştu.

İkinci Tıp Fakültesi'nin açılması görüşüne inanan ve bunu Türk Tıp Encümeni'nde (kongresinde) 1927'de savunan dönemin Başbakanı İSMET İNÖNÜ, o tarihte fakülteler ilgili Bakanlık işbirliğiyle eğitim yaptığından, konuyu Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı olan, batı kültürü ile yetişen ve salgın hastalıklarla mücadelede büyük başarı gösteren Dr.Refik Saydam'la görüşerek Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü karşısındaki şimdiki Morfoloji, İbni Sina ve Yüksek İhtisas Hastanelerinin bulunduğu yerde Tıp Fakültesinin kurulması için kanunun hazırlanmasını istedi. Böylece 9.6.1937 tarih ve 3228 sayı ile Ankara'da 2. Tıp Fakültesi'nin açılmasına ait kanun çıkartıldı. Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve Cumhurbaşkanı İSMET İNÖNÜ'nün yürekten isteklerine rağmen, 2. Dünya Savaşı nedeniyle proje hayata geçirilemedi. Dünya Savaşı sonlanınca, Cumhurbaşkanı İSMET İNÖNÜ, 29.12.1944'te Milli Savunma Sağlık Daire Başkanı Tümgeneral Abdülkadir Noyan'ı köşke davet ederek Ankara Tıp Fakültesi'nin kurulma ön hazırlıklarını Milli Eğitim Bakanlığı ile inceleyerek kendisine rapor sunulmasını istedi. Onbeş gün sonraki kabulde İNÖNÜ, Abdülkadir Noyan ile görüşerek, yeni kurulacak Tıp Fakültesi'nin Dekan adayı olduğu emrini verdi. Ankara Tıp Fakültesi'nin Kuruluş Yasası, 20.6.1945 tarih ve 4761 sayıyla çıkarıldı. 7.7.1945'te Tümgeneral Abdülkadir Noyan Ankara Tıp Fakültesi Dekanlığı'na atandı. 19 Ekim 1945 Cuma günü saat 11.00'de Cebeci Hastanesi'nde Gülhane Büyük Dersanesi'nde törenle Ankara Tıp Fakülte'miz eğitimine başladı.

Ankara Tıp Fakültesi, oluşturduğu dinamik çekirdek ile hızla gelişti ve ülkenin en iyi organize olan Fakülteler arasında gerek verilen eğitim, gerekse sağlık hizmetleri yönünden önder duruma geldi. Tıp Fakültesi bunun yanında tıbbi araştırmalarla da bilime de çok önemli katkılarda bulundu. Sıhhiye Kampüsü'nde bulunan Morfoloji Binası, 1967 yılında tamamlanarak eğitim hizmetine açıldı. İbni Sina hastanesi ise 1286 yatakla Sıhhiye Kampüsü içinde 13 Mart 1985 tarihinde, 168 yatak kapasiteli Kalp Merkezi ise 1996'da faaliyete geçti.Toplam 1200 yatak kapasiteli olan Cebeci Hastanemizin en belirgin özelliği, geniş yeşil alanlar arasında yatay yerleşim göstermesidir. Cebeci Kampüsünde, Radyodiagnostik Anabilim Dalı, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Radyasyon Onkolojisi, Serpil Akdağ Kan Merkezi, Cerrahi Binasında ise Genel Cerrahi, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalları hizmet vermektedir. 1997 yılında restorasyon yapılıp yenilenen Gastroenteroloji Bilim Dalı ve Hepatoloji Bilim Dalı bugün yeni çehresi ile tüm çağdaş ve ileri muayene ve tedavi yöntemlerinin uygulandığı bir birimdir. 1963 yılında kurulan ve kendi alanında ilk merkez olan Nükleer Tıp Anabilim Dalı öncülük vasfını kaybetmeden modern teknolojiyi kullanarak büyük katkılarda bulunmaktadır. Cebeci Kampüsünde ayrıca Kadın Hastalıkları ve Doğum, Çocuk Hastalıkları, Ruh Hastalıkları Anabilim Dalları da hizmet vermektedir.

Halen Ankara Tıp Fakültesi, hem araştırma hastaneleri, hem de poliklinik ve yataklı tedavi hizmetleri konusunda çeşitli birimlerden oluşmaktadır. Bunlar arasında ismini ünlü Türk bilim adamı İBN-İ SİNA (Avicenna) 'dan alan Tıp Fakültesine bağlı hastanemiz, 2000 yatakla hizmet vermektedir. Yılda ortalama 400,000 poliklinik hastası, 30,000 acil hasta kabul edilmekte, ve 15.000 ameliyat yapılmaktadır. Yapılan ameliyatlar, görüntülü ve sesli sistemler aracılığıyla öğrenciler tarafından canlı olarak izlenebilmektedir.

Kütüphane hizmetleri, 50.000 kitap ve 140 süreli yayın imkanı sağlamaktadır. Çeşitli laboratuvar ve tetkik merkezleriyle, 1500 kişilik konferans salonuyla, görsel eğitim merkeziyle, hizmet verilmektedir. Araştırma ve eğitim laboratuvarları arasında, deneysel araştırma merkezi, mikrobiyoloji, parazitoloji, hematoloji, patoloji, solunum, kan biyokimyası, anjiyokardiyografi, nükleer tıp, radyobiyoloji laboratuvarları, AIDS, endoskopi, immün elektroforez, laboratuvarları sayılabilir. Kobalt 60 radyasyon merkezi, Behçet Hastalığı Merkezi, Akupunktur ve Migren tedavisi Merkezi, Psikiyatri Gurup Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi, ve daha birçok çeşitli Poliklinik hizmetleriyle Ankara Tıp Fakültesi, Orta Doğu'nun önder Enstitüleri arasına girmiştir.

Tıp Eğitimi, üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, iki yıl (dört dönem) süren Temel Tıp Bilimleri'dir. Bu safhada Biyoistatistik, Fizik, Medikal Biyoloji ve Genetik, Organik Kimya ve Biyokimya, Davranış Bilimleri, Deontoloji, Bilgisayar, Anatomi, Histoloji, Embiryoloji, Fizyoloji, Biyofizik, Temel Mikrobiyoloji ve Parazitoloji alanlarında imkanlar sunulmaktadır. İkinci bölüm, üç yıl (altı dönem) sürmekte ve "Klinik Bilimler" adını almaktadır. Öğrenciler Tıp Fakültesinin tüm kliniklerinde bu safhada eğitim görmektedirler. Bu eğitim hem teorik, hem de pratik klinik yaklaşımları içermektedir. Üçüncü bölüm, 12 ay sürmekte ve tamamlandıktan sonra öğrencilere "Tıp Doktoru" ünvanı verilmektedir. Tıp Fakültesi, "Tıp Doktoru" olanlara ayrıca daha ileri akademik kariyer imkanı sağlamakta, tıbbın tüm branşlarında uzmanlık eğitimi vermektedir. Uzmanlık eğitiminin süresi branşlara göre değişmektedir.

sağlık harcamaları

devlet herşeyi nasıl karşılasın.ben bir hastane çalışanıyım.hergün görüyorum ankara dışından sevkle gelen hastaları.insanlar ben muayene olmak istiyorum demiyor.sevkime giriş yap diyor.yolluk.harcırah bunların peşindeler.çok adice buluyorum.hele sevk kağıdına refakatli yazdırdı ise herşey çift tarife.yani insanlar ankara ya tedaviye gelmiyor.(gerçek hastalarımızı tenzih ederim)ankarada aliş veriş,düğün,akraba ziyareti daha aklınıza ne gelirse.bu sebeplerden dolayı devletin katrilyonları gidiyor.bir yerde dur demek lazım.neden mi çoğu işlde artık mecburi hizmetten dolayı her branştan op.dr lar ve uzman doktorlar var.ama insanımızın işine gelmiyor elinin altındaki dr.ozaman yolluk harcırah alamayacak.ikide bir sevk yaptıramayacak.tıbbı gereklilik olmadıkça gönderilmeyecek.bu yolluk ve harcırah dediğimiz az birşey değilgerçekten sağlık giderlerinde büyük bir dilimi kapsıyor.ee ozaman ankara da oturanada yolparası versinler sonuçta ankaralıda yolparası harcıyor.bu yolluk ve harcırahı gelir olarak görenler bile var.koskoca yetişkin insanlar refakatçisi ile sevkettiriyor.daha abartanlar da uçakla refakatli sevki uygundur yazdırdımmı allaaah dadından yinmiyor valla iyi de kardeşim senin yol paran bizden kesilen vergilerle ödeniyo valla ben haram zıkkım ediyorum.memur maaşımda peşin peşin vergim kesiliyo çoluğun çocuğun hakkı var.haksız yere aldığınız yolluk harcırah paraları dert olup yapışsın.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <img> <b> <i> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Aşağıdaki resimde yer alan karakterleri kutucuğa doğru olarak yazınız
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sitemiz içinde arama yap

Özel Arama

Anket

KAMU HASTANELERİNİ KİM YÖNETMELİ: