ZONGULDAK İl Trafik N o: 67 TARİHİ ESERLER İlin henüz ışığa çıkmamış tarihi ve arkeolojik eserleri, ören yerleri önemli bir kültür turizmi potansiyeli olup bunların tarihsel çevresini oluşturan Kdz.Ereğli (Herakleia Pontike), Hisarönü (Teion) sadece tarihe değil, mitolojiye de konu olmuştur. Zonguldak turizm anlamında var olan bu gizilgücünü ülkemizin pek çok yöresi gibi turizm pazarına henüz sunabilmiş değildir. Kdz.Ereğli (Mariandin/Marianydn,Herakleia Pontike) M.Ö. VI. Yüzyılda Frig soyundan gelen Ereğli’nin ilk adı Mariandyn’dır. Daha sonra Herakleia Pontike adını alan kenti, söylenceye göre mitolojinin ünlü kahramanı yarı tankı Herakles (Herkül) kurmuştur. Mitolojide “Herakleia” adıyla kurulmuş yedi kentten biri ve en önemlisi olan Herakleia Pontike; Roma, Bizans Selçuklu, Anadolu Selçuklu, Osmanlı uygarlıklarını yaşamasına karşın tarihin çeşitli dönemlerinde yağmalanmıştır. Rastlantı ya da inşaat evresinde ortaya çıkan mezarlar, lahitler, sütunlar ve Çeştepe mevkiindeki tümülüs, Bozhane Cami, Halil Paşa Cami, Kırmanlı Cami, Molla Halil Cami, Ali Molla Cami, İskele Cami, Ağa Cami, Hacı Eşref ve Akarca Mescitleri, Kayabaşı Ziyaretgahı, Aktaş Şeyhi Türbesi, Seyit Nasrullah Efendi Türbesi, Keşif Tepedeki (Çeştepe) Demirci Dede, Kentteki Kuştepe ve kıyıdaki Mersin Dede yatırları, Hacı Mehmet Çeşme ve Murtaza Mahallesi Çeşmesi yanında, on sekiz adet sivil mimarlık örneği yapı Kdz.Ereğli’deki tescilli ekinsel değerlerdir. Acheron Vadisi Ören Yeri Cehennemağzı Mağaralarının bulunduğu yöredir. Yörede dikkati çeken kalıntılar ilk hıristiyanların ibadethane olarak kullandığı mağaradır. Sur Kalıntıları Hellenistik döneme ait olan sur parçalarında çok sert, gri, renkli kireçtaşından iri ve kalın blok taşları kullanılmıştır. Bu taş bloklar yan yana ve harçsız yerleştirilerek, aradaki küçük taşbloklar yatay hatlarıyla desteklenmiştir. Kdz.Ereğli Kalesi Kdz.Ereğli’nin kent surlarının çevrelediği tepede bulunmaktadır. Bizans Dönemi’nde XIII. Yüzyıl başlarında yapılan kale ve çevre duvarları vardır. Herakles (Herkül) Sarayı İri kesme taş bloklarla ve özenli bir işçilikle inşa edilen bu yapı kalıntısı antik döneme ait olup, iki cephedeki duvar kalıntıları dışında tümüyle yıkık durumdadır. Su Tesisleri Antik çağda kentin su gereksinimini karşılamak üzere inşa edilen su tesislerinin Roma Dönemine ait olduğu sanılmaktadır. Kandilli yakınlarından başlayan (Balı Köyü) ve yaklaşık 16 km bir hat boyunca kente ulaşan su şebekesi kent sularının yakınında bulunan bir havuzda toplanmakta ve havuzdan çıkan bir kaç kolla, kanalla su kent alanının merkezine aktarılmaktadır. Çettepe Fener Kulesi Bizans Sarnıcı Kalıntısı Krispos Anıt Mezarı Kdz.Ereğli’de gösteriler yapan ve orada ölen eski Mısırlı pandomim sanatçısı Krispos’un anısına yapılmıştır. Kaidesi ile birlikte 2.10 m yükseklikte bulunan anıtın önünde 19 satırdan oluşan ve kazılarak yazılmış bir şiir bulunmaktadır. Kdz.Ereğli Akarca Mahallesinde bulunan kilisenin bulunduğu yerde 1942 yılında yapılan Çelikel Camii yeralmaktadır. Bizans dönemine ait kilisenin döşeme mozaiği ve duvarının bir bölümünde yer alan fresko kalıntıları caminin bodrumunda bulunmaktadır Ayasofya Kilisesi (Orta Cami) Sularla kaplı kent alanının içinde Bizanslılar tarafından inşa edilen Hagia Sophia (Kutsal Akıl) kilisesi, camiye çevrildikten sonra Orhan Gazi ya da Cami olarak anılmaktadır. Halil Paşa Konağı Konak, 19. yüzyılın sonlarına doğru Halil Paşa Karamahmutoğlu tarafından yaptırılmış ve antik spoli malzemelerle ilgi çekici bir görünüm kazanmıştır. Ereğli’nin en önemli sivim mimari örnekleri arasında yeralan bu iki katlı kargir konak, müze olarak kullanılmak üzere 1993 yılında restore edilmeye başlanmış ve 1 Ağustos 1998 tarihinde hizmete açılmıştır. l Kdz.Ereğli Müzesi (Halil Paşa Konağı) Müzenin zemin katında Ereğli ve çevresinden toplanan Grek, Roma, Bizans dönemlerine ait mermer mezar atelleri, figürlü mermer sütun başlıkları, cam kaplar, takılar, çeşitli madeni eserler, kandiller ve figürlerden oluşan arkeolojik eserler sergilenmektedir. Müze bahçesinde ise, Grek, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait sütun başlıkları, sütun gövde ve kaideleri, çeşitli mimari parçalar, lahitler ve pandomim sanatçısı Krispos’un anıt mezarı sergilenmektedir. FİLYOS KALESİ Filyos (Tieion,Teion,Tion) Filyos Nehri' nin Karadeniz' e döküldüğü alanda kurulu Filyos antik kenti, önceleri Billaius adıyla biliniyordu. Bu ad, su geçiti olan yer anlamına gelen Pailaios sözcüğünden türemiştir. Kentin en yaygın adı Tieion' dur. Bu sözcük, kentin kurucusu, din adamı Tios' tan gelmektedir. Günümüzde birinci ve ikinci derece sit alanları bulunan Filyos' ta, arkeolojik yüzey araştırmalarına göre, antik Tieion kenti bir akrapol, iki nekrapol alan ve sular altında kalan antik bir mendirekten / limandan oluşmuştur. Romalılar döneminde yapılan kale, harabe durumunda bir mabet (tapınak),amfiteatr ve büyük bir yapıya ait olduğu sanılan üç kemerli bir duvar, Çayır Mağarası' ndan çıkan suyu kente taşyan su kemeri kalıntıları günümüze kadar ulaşabilen kültür değerleridir. Bu tarihsel eserlerden kale ve amfiteatr 2001 yılında restore edilmeye başlanmış ve çalışmalar halen sürmektedir. DOĞAL GÜZELLİKLER Plajlar Zonguldak doğal kaynaklar, güzellikler açısından oldukça zengin bir ildir. Karadeniz kıyısı boyunca uzanan koyları, kumsalları, her biri ayrı bir doğa harikası olan mağaraları, dört mevsim yeşil kalabilen bitki örtüsü ve orman içi dinlenme alanları, turizm anlamında değerlendirilebilecek doğal kaynaklardır. Doğuda Sazköy'den batıda Akçakoca'ya kadar uzanan 80 km'lik kıyı şeridinde yer alan, pek çok doğal plaj ve kumsal, yöre halkının yaz aylarında günübirlik kullandığı belli başlı mekanlardır. Bunlardan Hisarönü, Türkali, Göbü, Kapuz, Değirmenağzı, Ilıksu, Erdemir, Ereğli Belediye, Alaplı Kocaman kıyılarıdır. Şelaleler İnağzı Mağarası Gökgöl Mağarası GÖKGÖL MAĞARASI Cehennemağzı Mağarası Kdz. Ereğlisinin eskiden Ayazma, şimdilerde İnönü Mahallesi bölgesindedir. Bu mağaralar antik çağda yerleşim ve ibadet alanı olarak kullanılmıştır. İlgili mağaralar volkano-klastik kayaçlar içersinde gelişmiştir. Mağaraların ikisinde göl bulunmaktadır. Cehennem Mağaralarının mitolojideki öneminin yanı sıra, arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkan zemin mozaiği, sütun, sütun başlığı, lahitler ve kandil yuvası gibi kalıntılar, bu mağaraların Hıristiyanlığın bölgede yasak olduğu yıllarda Hıristiyan gizli ibadet merkezi olarak kullanılması açısından da önemli bir yer olduğunu göstermektedir. Cumayanı Mağarası CUMAYANI MAĞARASI Sofular Mağarası ZONGULDAK HARMANKAYA ŞELALESİ UZUN MEHMET ANITI NE YENİR
|
|||||||
Sitemiz içinde arama yap
Anket
Anasayfa | Aktif Konular | Hastaneler | İletişim

gamzeli
ilginizden dolayı teşekkürler.
67
sayfa cook güzel yapilmis....yapanlara tsk ederim....67mizi iyi anlatmislar...devamini bekleriz..touristlik gezilecek yerleri fln daha yazarsaniz seviniriz
Yeni yorum gönder